Bebek ve Çocuk

Emmeden, sallanmadan, kucaksız neden uyumuyor?

Bu cümleler pek çok anneye tanıdık geliyordur…

Bebeğim emmeden veya sallanmadan uyuyamıyor
Kucağımda uyuyor ama yatağına bıraktığım an uyanıyor
Geceleri sürekli ağlıyor, sakinleşmesi saatler sürüyor, sallamadan pışpışsız uykuya da dalamıyor
Kendi kendine bağımsız uyumaya nasıl alıştırabilirim?
Gerçekten de aileleri, özellikle anneleri zorlayan ve yoran bir konu, özellikle de 1,5-2 aylık dönemden itibaren.

Her ne kadar bazı kaynaklar, “yenidoğan bebeğinizi istediğiniz gibi uyutun, 4. aya kadar bunların hiçbiri alışkanlık haline gelmez” dese de, 0-4 ay içine neye uğradığımızı anlamadan destekli uyutma şekillerinin hızlıca alışkanlık haline gelebildiğini tecrübeyle yaşıyoruz, görüyoruz, biliyoruz.

Benimle bu konuda en sık iletişime geçilen dönem genelde 2-3 ay dönemi.

Ve aldığım mesajlardaki “bebeğim emmeden, sallanmadan, biberonsuz, emziksiz, kucaksız, pışpışsız” uyumuyor” cümleleri.

Serinin bugünkü paylaşımında bu alışkanlıkların neden ve nasıl oluştuğuna bakacağız, yarınki paylaşımda da çözüm ipuçlarına odaklanacağız.

0-4 ay dönemindeki bebeklerin destekli uyku alışkanlığı birkaç farklı durum sebebiyle oluşuyor:

1. Bizim farketmeden gereksiz yarattığımız durumlar
Yenidoğan dönemindeki bebekleri uyutma konusunda, hem içgüdüsel olarak yaptığımız hem de kültürümüzden miras gelen bazı klasik uyutma ve sakinleştirme şekilleri var.

Ki bunların başında besleme ve sallama geliyor.

Sallama: Özellikle ilk 6 hafta içinde bebek talep etmemiş dahi olsa kucağımızda bebeği gezdirirken veya uyumasını istediğimiz zaman klasik bir kucağımızda bir sallayarak gezdirme hareketimiz vardır.

Halbuki özellikle ilk 4-6 hafta bebekler zaten bir dertleri yoksa genelde nereye koysanız hızlıca uyurlar, özellikle bir kucakta sallayarak uyutma alışkanlığı geliştirmeye gerek yoktur ama farkında olmadan bizler yoktan yere bu alışkanlığı başlatıyor olabiliriz.

Besleme: Özellikle emzirme ama biberonla besleme de aynı duruma giriyor…Elbette yenidoğanların sık beslenmeye ihtiyaçları var (genelde 2-3 saatte bir).

Ancak bebeğin her ağlaması açlık olarak yorumlanıp veya saat başı sık sık beslendiğinde sadece sindirim sıkıntısı değil aynı zamanda farkında olmadan gereksiz yere bir beslenme/uyku/sakinleşme ilişkisi de yaratmaya başlıyoruz.

Çünkü bebek çok sık beslendiği için, hep atıştırmalık küçük miktarlarda süt alıyor, tam verimli bir öğün beslenemiyor, dolayısıyla daha sık acıkıyor, uzun uykular uyuyamıyor.

Uykusunu alamadan huysuz uyandığında ağlıyor ve biz tekrar aç olabilir diye tekrar besliyoruz, farketmeden bir kısırdöngüye giriyoruz.

Bu arada zaten özellikle ilk 6-8 hafta döneminde bebek her şekilde beslenirken doğal olarak uyumaya meyillidirler çünkü çabuk yorulurlar, bunu bazen engelleyebiliriz bazen de engelleyemeyiz ki bu hiç sorun değil, çok doğal.

Ama daha 30-60 dakika önce beslenmişken tekrar sık sık beslemek, veya her ağladığında beslemek, neredeyse her beslenmede bebeğin emerken veya biberon alırken uyuyakalmasına sebep olup bir alışkanlık haline gelmeye başlayabiliyor.

Halbuki bebekler sadece açlık değil, farklı sebeplerden de ağlarlar ki bunların en göz ardı edilenlerinden bir tanesi yorgunluk ve aşırı uyarılmadır, çözüm önerilerinde yarın bahsedeceğiz.

2. Çaresizlik duygusuyla ne yapacağımızı bilemediğimiz için oluşan durumlar
Yukarıda bahsettiğimiz durumlar biraz farketmeden gereksiz yere yarattığımız durumlardı.

Ama destekli uyku alışkanlığı gelişmesinde etken olarak bir de bizim kontrolümüz dışında gelişen, zor durumlarda kaldığımız için ve farklı ne yapacağımızı da bilemediğimiz için çaresizlik duygusuyla yaptığımız uygulamalar var.

Neler bunlar?

Yatış pozisyonu

Amerikan Pediatri Akademisi, yaptığı araştırmalar sonucu, Ani Bebek Ölümü vakalarında bebeklerin önemli bir kısmının yüzüstü veya yan pozisyonda uyuduğunu tespit edince, 1992 yılında“Sırtüstü Uyku Kampanyası” başlattı ve o zamandan bu yana ani bebek ölümleri yarı yarıya azaldı.
Dolayısıyla uyku zamanı bebekleri yatırırken her zaman mutlaka ama mutlaka sırt üstü yatırmak güvenlikleri açısından çok önemli.
Ancak genelde bebekler yüzüstü daha kolay ve daha uzun uyurken, bu yeni uygulamayla sırt üzeri yatırılmaya başlanınca uykuya dalma ve uykuda kalma onlar için biraz daha zorlu bir durum haline geldi, bu nedenle de ister istemez ebeveynler bebeklerini uyutabilmek için eskiye göre daha fazla müdahale etmek durumunda kalıyorlar, bu da alışkanlığa dönüşebiliyor.
Ama elbette her zaman öncelik bebeğinizin güvenliği…bu alışkanlıkları bırakmanın yolları var ama yüzüstü uykunun yaratabileceği sonuçların telafisi yok, dolayısıyla ne olursa olsun lütfen bebeğinizi sırt üstü yatırmaya devam edin.
Fiziksel Sıkıntılar

Gaz, reflü, alerji veya farklı konularda fiziksel sıkıntılar yaşayan bebekleri sakinleştirmek, uyutabilmek için elbette çok doğal olarak aileler her türlü destek yoluna başvuruyorlar.
Sonrasına sıkıntı geçse dahi bu destekler alışkanlık olarak devam ediyor.
6-8 Hafta Huysuzluk Dönemi

Serinin ilk paylaşımında 6-8 haftalar arası yaşanabilen gelişimsel bir huysuzluk ve ağlama krizli dönemden bahsetmiştik.
İşte bu dönemde de yine aileler haklı olarak çaresizlik duygusuyla bebeklerini sakinleştirmek ve uyutmak için işe yarayan her türlü desteği vermeye çalışıyorlar.
Sonrasına huysuzluklar, krizler geçince dahi bu destekler alışkanlık olarak devam ediyor.
Sonuçta tüm bu sebeplerden bir veya bir kaçı birleştiğinde 2-3 ay dönemine gelindiğinde en az bir ama genelde birkaç farklı uyku destek şekli alışkanlık haline gelmiş oluyor.

Bu destekler de özellikle 3-4 ay arası, önceki mesajda bahsettiğimiz uyku olgunlaşması döneminde uykuya direnme, gece sık uyanma, gündüz kısa uykuları tetikleyip hem bebek, hem de anne için ciddi yorgunluklar yaratabiliyor.

Dolayısıyla anneler de haklı olarak özellikle 2-4 ay döneminde “bebeğimin desteksiz kendi kendine uyumasını nasıl sağlarım?” sorusunun cevabını aramaya başlıyorlar.

Uyku serimizin yarın ki konusu da bu olacak.

Elbette e-posta ortamında çok fazla detaya girme imkanı yok ama imkan dahilinde yarın sizinle bazı faydalı çözüm ipuçları paylaşacağım.

Sevgilerimle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir